16/11/2008 - Bir dûa yeter...

Peygamberler ve özellikle Peygamber Efendimiz (s.a.v) bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnektir (Ahzâb sûresim, 21). Bu yüzden Kur’ân’ı Kerim’deki Peygamber dualarıile Rabbimize yalvarabiliriz. Musa (a.s) gibi heyecanımızın bize ayak bağı olmaması için “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. Işimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Tâ-hâ sûresi, 25-28) diye dua edebiliriz. Hz. Süleyman gibi şükredebiliriz “ Ey Rabbim! Beni: Bana ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih amellere işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml sûresi, 19); Peygamber Efendimiz (s.a.v) gibi bağışlanma dileyebiliriz:”Rabbim bağışla ve merhamet et, Sen merhamet edenlerin hayırlısısın.” (Mü’minûn sûresi, 118). Hz. Ibrahim ve Ismail gibi neslimiz için dua edebiliriz: “Ey Rabbimiz, bizi Sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak Sensin.” (Bakara sûresi, 128). Hz. Yusuf gibi ölümümüzün de güzel olmasını Rabbimizden isteyebiliriz: “Ey rabbim, Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat!” (Yusuf sûresi, 101).
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/10/2008 - Allah bize böyle emretmiş...
 Hazreti İbrahim Aleyhisselam, belki azığı kalmayan biri gelir düşüncesiyle yemeğini her zaman geciktirirdi. Fakat mübarek huylu peygamberin misafirhanesinde, hafta boyunca hiç kimse uğramamıştı. O buna dayanamıyor, üzülüyordu.
Bir gün evinden çıktı, her tarafa baktı, çevreye göz gezdirdi. Bu sırada yaylada yapayalnız, beli bukuk, sacı başı ihtiyarlığın karıyla ağarmış birini gördü. Gönül alıcı bir tavırla ona seslendi. "Merhaba" dedi. sonra da bütün cömert insanlarda adet olduğu şekilde misafirhanesine davet etti.
"Ey Mübarek ihtiyar! Buyur gel, bir lutufta bulun da yemeğimizi yiyelim" dedi.
Bunu işiten ihtiyar:
"Peki dediğin gibi olsun, gidelim" diyerek, onunla birlikte yürüdü. Zaten o da, Peygamberin bu mübarek adetini duymuştu.
Ibrahim peygamberin misafirhanesindeki hizmetkarlar koşuşarak, artık yürümekte bile güçlük çeken bu ihtiyar adama büyük iltifat edip yer gösterdiler. Peygamber işaret edince sofralar kuruldu ve herkes onun çevresinde toplandı.
"Allah'ın adıyla..." denilip, besmele cekilerek hep birlikte yemeğe başlandi. Fakat kimse ihtiyarin, Allah'ın adını andığını yada buna benzer bir şey söylediğini duymadı. Peygamberin bu ise cok cani sıkıldı.
"A zavallı ihtiyar, ben yaşlılardaki kulluğu ve samimiyeti sende goremiyorum. Nimeti yiyecegin zaman onu verenin adını anmak şart degil midir?"
bu sözü işiten ihtiyar şöyle cevap verdi:
"Ama ben bir Atesperestim! Pirimden işitmediğim bir yolda gidemem.“
Hz. İbrahim Aleyhisselam anladi ki, bu perişan ihtiyar ateşe tapan bir putperesttir. Onun, Allah'in dinine yabancı olduğunu görüp çok üzülen Peygamber, ihtiyarı paylayarak sofradan kaldırdı ve kapısından kovdu.
Biraz sonra Peygamber, gayptan gelen bir sesle irkildi. Yuce Allah, kendisini şiddetle kınıyordu:
"Ya Halil, ben bu ihtiyara yüz yıldır rızk ve hayat veriyorum. Sen ise ona bir öğün bile sabredemedin. O ateşe secde ediyor diye, sen neden cömertliğinden vazgeçiyorsun, neden keremden elini cekiyorsun?"
İbrahim Peygamber bu uyarıyı alır almaz, hemen yaşlı adamın ardından yetişti ve kendisinden özür diledi. Ihtiyar ateşperest kendisinden bu davranışının sebebini sorunca da olup biteni anlatti. Bunun üzerine yaşlı adam gafletten uyanıverdi.
"Düşmanı için dostunu azarlayan bir Allah ne kadar büyüktür!" diyerek imana geldi.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/8/2008 - Unutmamalı…
Hesaba çekilmeden, önce kendinizi hesaba çekin. Sizin hayırlınız; ne dünyasını ahireti için, ne de ahiretini dünyası için terk edendir. Her ikisi için de çalısandır.

En hayırlınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.. Müminlerin imanca en mükemmeli, ahlâkı en güzel olanı ve ailesine yumuak davrananıdır Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için bugzetmektir. Din, samimiyettir. Büyük günahlar; Allah’a ortak kosmak, anne ve babaya karsı gelmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir. Kötülügün ardından iyilik yap ki, onu silsin!
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Rüya..
hiç bir kalpte kalamam içinde iyilik yoksa
beklemeden giderim kalbim git diyorsa
ben küsmem hayata başkaları küsüyorsa
birgün ışıklar bana yanacak nasıl olsa...
Kategoriler
Dostlar..
ihya sonsuzruh ezelinur23 havfvereca birincitekilsahis umeyme pastacipinar mutevekkil fatmacalezzetler hasrettetutsak esmalale sebebim01 army ugurbocegi1 alaz01 hareketlikesim sarksofrasi lezzetvadisi selmaeda gkcnayk
Selâmlar..
|